Haber

Çiftçilerden buğday taban fiyatı talebi

(ANKARA) -CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Çukurova‘da buğday hasadının başlamasına rağmen taban fiyatın halen açıklanmadığına dikkat çekerek “Yılın ilk 3 ayında 2 milyon tonun üstünde buğday ithalatı yapıldı ve hububatta taban fiyatı açıklanmadı. Ürün üretimindeki girdi maliyetlerindeki artış göz önünde bulundurularak buğday için taban fiyat en az 15 bin TL/ton olarak açıklanmalıdır. Diğer hububat ürünleri içinde taban fiyatı girdi maliyetleri esas alınarak duyurulmalıdır” dedi.

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, hasat başlamasına rağmen buğday taban fiyatının açıklanmamasını eleştirdi. Gürer, şunları söyledi:

“Hububatta taban fiyatı açıklanmadı. Çukurova Bölgesi’nde hasat başladı. Çiftçiler tonu en az 15 bin lira olmasını istiyor, çünkü girdi maliyetleri arttı. Girdi maliyetleri artınca buğdayın da arpanın da çavdarın da maliyeti arttı. Şu anda taban fiyatı hala açıklanmadı, Çukurova’da çiftçi ürününü götürüp tüccara vermeye başladı. Borçları var, ilacı, tohuma, gübreye ödemeleri var. Mazota ödemeleri var. Alabildikleri oranda tüccarın verdiği fiyata ürünlerini vermek durumunda kalıyorlar. Kamunun asli görevi tüccar karşısında çiftçiyi korumak. Onun için Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bir an önce fiyat açıklayıp çiftçinin buğdayını, arpasını, çavdarını almalı.”

ÇAYDA YAŞANAN HAYAL KIRIKLIĞI, BUĞDAYDA DA YAŞANMASIN”

Üretim girdilerindeki artışlar göz önünde bulundurularak taban fiyat açıklanması gerektiğini ve çayda açıklanan taban fiyatın çay üreticisini hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürer, “İç Anadolu’da hasada daha birkaç ay süre var, ama Çukurova’da başladığı için biçerdöverler tarlaya girdiği anda taban fiyat açıklanmalı. Çiftçimizi korumalıyız. Doğal olarak taban fiyatın artışı girdi maliyetleri ile ilgili. Mazotta ÖTV’yi kaldırın dedik, kaldırmadılar. Buğdayın tohumunu daha düşük tutun dedik, sübvanse edin dedik, yapmadılar. Doğal olarak maliyet arttıkça da taban fiyatında yüksek olmasını istiyorlar. Çayda taban fiyat 25 lira beklentisi vardı, 17 lira açıklandı, 2 lira da destek primi veriliyor. Buğdayda da çiftçi en az ton fiyatı 15 bin lira bekliyor. Farklı bölgelerde tarla kirasına göre, sulu tarıma göre fiyat değişkenliği var, genel olarak çiftçi buğday için beklentisi bir kilosu 15 lira fiyatı olarak açıklanmasını istiyor” şeklinde konuştu.

ÜRETİM GİRDİLERİNDE ÇİFTÇİYE DESTEK SAĞLANSIN”

Gürer, taban fiyat belirlenirken yurt dışı piyasalarındaki buğday fiyatı dikkate alınarak değil, çiftçinin üretim girdileri göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini, aksi halde üreticinin zarar edeceğine dikkat çekerek, “Yurt dışında buğday fiyatlarının düşük kalması Türkiye’de üretim yapan çiftçinin girdi maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle taban fiyatın daha yüksek olmasına da neden oluyor. Önce çiftçiye girdi maliyetlerinde destek sağlansın. çiftçi yüksek girdi maliyetleri ile üretim yapıyorsa, o çiftçi korunmuyorsa ileride tarım yapan kesimin daha da sayısının düşmesi kaçınılmaz olur” dedi.

İTHALAT YILIN İLK 3 AYINDA HIZ KESMEDEN DEVAM ETTİ”

Gürer, şöyle devam etti:

“Yılın ilk 3 ayında 538 milyon 813 bin dolar karşılığında 2 milyon 167 bin ton buğday ithalatı gerçekleşti. İlk 3 ayda 6 bin 907 ton makarnalık buğday ithal edilirken karşılığında 2 milyon 593 bin dolar ödendi. Düşük vasıflı buğday olarak adlandırılan buğdaydan ise 2 milyon 160 bin ton karşılığında 536 milyon 220 bin bin dolar ödeyerek ithalat gerçekleştirildi.

Yılbaşından bu yana Toprak Mahsulleri Ofisi yurt dışından buğday getirmeye devam ediyor. 2 milyon tonun üzerinde buğday ithal edildi. Hasat döneminden önce buğday ithalatı yapılmasın diyoruz, ancak yapılıyor. Şimdi Çukurova’da da hasat başladı, depoların bir kısmında doğal olarak ithal buğday da var. Yurt dışından getirilen buğday çiftçimizin üretim yapmasının önünde önemli bir engel. Çünkü hasat dönemi yurt dışındaki buğdayın fiyatlarının düşüklüğü dikkate alınarak daha düşük taban fiyat veriliyor. Oysa Türkiye’de girdi fiyatları artıyor, enflasyon var. Enflasyonun yansıması çiftçinin girdi maliyetlerindeki artışı beraberinde getiriyor. Yurt dışından daha uygun fiyatla buğday bulduk, onu aldık geldik anlamında yapılan iş çiftçiyi moralsiz kılıyor. Ayrıca dahilinde işleme rejimi kapsamında her yıl 10 milyon ton yurt dışından buğday getirmeye ne gerek var? Çiftçimize destek verin. Bizim çiftçimiz kendisi bunu üretsin. Dışarıdan buğday alıp gelip onu un yapıp yurt dışına ihraç ettik diye övünmek yerine, bizim çiftçimize gerekli destek verilsin, bu buğdayı bizim çiftçimiz üretsin.”

Kaynak: ANKA / Güncel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu